Açık saçık fıkralar

Açık saçık fıkralar genellikle eşler tarafından birbirlerine anlatılmaz. Bu tür fıkraları anlatan kişi, ister aynı cinsten olsun ister karşı cinsten, dinleyicisiyle duygusal acıdan mesafeli olmayı tercih eder.

Psikolojik açıdan, müstehcen olsun ya da olmasın bütün fıkralar, üzerimizdeki gerilimi azaltma araçlarıdır. Örneğin bir azınlık grubuyla karşı karsıya olduğumuzda hissettiklerimiz, bizde korku ya da suçluluk uyandırır. Anlatıcı ya da dinleyici konumundayken müstehcen fıkralar aracılığıyla bu hislerimizin saçmalığına ya da zalimliğine, bu azınlık grubuyla aramızdaki farklılığa gülebilirsek, kendimizi daha rahatlamış hissederiz.

Açık saçık fıkraların pek çoğu seks tabularını kırma konusunda duyulan sıkıntıyı azaltmaya yöneliktir. Herkesin psikolojik yapısı farklıdır. Nasıl hepimizin sevdiği yemekler, renkler, şarkılar ve oyunlar varsa, tercih ettiğimiz fıkralar da vardır. Her fıkra anlatıcısının kişisel bir üslubu ve gene kişisel bir müstehcenlik düzeyi vardır. Ve hep aynı tabuyu, aynı temayı işlediği görülür. Aslında fıkralar, aracılığıyla anlatıcı, kendi bilinçli ya da bilinçdışı sorunlarını dile getirmektedir. Fıkralar dinleyicilerin anlayış ve onayını sağlamaya çalışan bir tür telepatik SOS?tir. Hatta bazen bu fıkraların satır aralarında şifreli bir imdat çağrısı gizlidir. Kimi zamanlarda da ?Duyduğunuz en iğrenç fıkrayı anlatın? oyunu oynanır. Bu yarışma nevrotik bir cürete dayanan bir oyundur. Midesi bulanmadan en son fıkraya kadar dayanan, günün kahramanı olacaktır. Oysa psikologlar fıkrayı anlatan kişinin bu esnada büyük bir anksiyeteyi yatıştırmaya çalıştığını belirtirler. Bazı komedyenler ?sinirlendirme? yöntemiyle izleyicilerini güldürmeye çalışırlar. Fakat burada, dinleyicilerin kahkahaları, aslında fıkranın bitmesinden kaynaklanan ferahlamayı yansıtmaktadır.