Alkolün etkisi

Antiseptikler çeşitli kimyevî gruplara ayrılırlar. Açık yaralara sürülememekle beraber, alkoller (özellikle etil alkol) deri üstündeki mikropların öldürülmesi için en çok kullanılan antiseptiklerdir. Alkol, açık yaraları azdırır. Bir enjeksiyonun yapılmasından ya da cerrahın neşterini sürmesinden önce, derinin yüzeyi izopropil alkolle temizlenir. Hem etil, hem de izopropil alkol, yüzde yetmiş oranında seyreltilince derideki çatlaklara daha iyi girerek daha etken olurlar. Eter de aynı amaçla kullanılabilir. Bu madde, kıl köklerindeki yağ birikintilerini eriterek buradaki mikropları da öldürür. Gliserine benzer bir kimyevî, yapısı olar glikoller ise, antiseptik niteliklerine rağmen, uçucu olmadıklarından derinin temizlenmesi amacıyla kullanılmazlar; daha çok, sprey ya da buhar halinde, odaların havasının dezenfeksiyonu için kullanılırlar. Su içindeki eriyiğine «formalin» adı verilen formaldehit de, antiseptik özelliklerinden yararlanılan bir maddedir. Glutaraldehit de formaldehide yakın bir maddedir. Glutaraldehit, formaldehitten daha az azdırıcıdır ve içine batırılan cerrahlık aletlerini, formaldehit gibi çürütmez. Eskiden cerrahlık aletlerinin mikropsuz bir şekilde saklanması için boraks, alkol ve paslanmayı engelleyen bir madde ile beraber formaldehit kullanılırdı. Bugün aynı amaçla, genellikle glutaraldehit kullanılmaktadır. Formaldehidi gaz olarak açığa veren paraformaldehit adlı bir madde, bazı cerrahlık aletlerini ve bezleri dezenfekte etmek için kullanılır.

Flüor, klor, brom ve iyottan oluşan ve halojenler olarak anılan maddelerin antiseptik niteliklerinden çok yararlanılır. XVIII. yüzyılın sonundan beri kireç ve karbonatla beraber hipoklorit (renk ağartıcı) olarak kullanılan klor, bugün bebekleri beslemede kullanılan şişeleri ve hasta odasındaki çeşitli eşyayı sterilize etmek amacıyla kullanılmaktadır. Organik maddelerle karşılaşınca klor salan birçok klorlu madde keşfedilmiştir. Bunlardan bazıları evlerde kullanılan deterjan tozlarına da katılmaktadır. Meselâ halazon, özellikle kolera salgınlarında su depolarını temizlemek için kullanılmaktadır. İçme suları ve yüzme havuzlarının suları da bu maddeyle ya da buna benzer klorlu maddelerle mikropsuzlaştırılır. Klorlu bir antiseptiğin gücünü belirtmek için kullanılan ölçü organik, bir madde karşısında açığa çıkabilen klor miktarıdır.

Katı bir madde olması sebebiyle klordan daha kolay saklanabilen iyot, alkolde eritilerek (tentürdiyot), antiseptik madde olarak çeşitli yaralanmalarda ve ameliyatlarda deriye uygulanır. İyodun bazı deterjan maddelerle birleşmesi sonucu iyodofor denen bir maddenin oluşması, bu alanda gelişmelere yol açmıştır. Bu madde, deriyi, iyodun alkoldeki eriyiğinden daha az boyamakta ve deri tarafından daha iyi emilmektedir. Kumaşta bıraktığı iz ise, soğuk suyla yıkanarak giderilmektedir. Eskiden, yavaş iyot salgılayarak antiseptik etki gösterdiği sanılan iyodoform yaraların içine dökülür ya da bu madde ile ıslatılmış gazlı bİzler yaraların?içinde bırakılırdı. Bu maddenin antiseptik etkisinin zayıf olduğunun anlaşılması kullanılışını azaltmıştır. İyotlu maddelerin kullanılmasını kısıtlayan bir sebep de, birçok insanda bunların alerji meydana getirmesidir.