Kanser tedavisinde yeni aygıtlar

Hastanelerin radyoloji bölümünde kullanılan radyoterapi aygıtlarının görünümü o denli değişiktir ki bu ortamın yabancısı olan bir kimse kendini hayal bilim filmlerinde sanabilir. Aşağıya, yukarıya ve yanlara doğru hareket edebilen bir düzlemde yatan hastanın kanserli bölümüne X-ışınları yöneltilir.

Çok oksijen verilen bir hücre ışınıma karşı, normal oksijen yoğunluğu olan bir hücreden daha duyarlı olduğu için radyoterapide bazen sonuca çabuk varmak amacıyla hastaya oksijen maskesi ile ya da hastanın vücudunun ışınlanacak bölgesine doğrudan doğruya oksijen verilir,. Radyoterapi uygulanan hastaların çoğu aygıtların korku verici görünüşünden yakınırlar. Yeni geliştirilen yöntemlerle hastanın vücuduna radyoaktif izotoplar ya da radyum iğneleri yerleştirilmektedir. Böylece hastaya günde ya da haftada bir kez yerine aygıtlar aracılığı olmadan sürekli tedavi uygulanabilmektedir. Sürekli ışınım da, ışınım tedavisinden beklenen sonuçların olumluluğunu büyük oranda arttırmaktadır.

Radyoterapinin ilerde ne yönde gelişeceği açıkça ortadır, öncelikle X-ışınlarının ya da gamma ışınlarının hastalara doğru olarak ve gerektiği güçte verilmesi ile ilgili çalışmalar geliştirilecektir, ikinci Dünya Savaşından sonra fizik alanında sağlanan ilerlemeler, yüksek voltajlı aygıtlarla hastalara çok güçlü X-ışınlarının verilebilmesini sağlamıştır. Has tanın^vücuduna yerleştirilebilen, sürekli ve kesintisiz tedavi sağlayan radyoaktif izotoplar, vücutta yerleştirilecekleri yerlerin kesin olarak belirlenebilmesiyle yaygın bir biçimde kullanılabilecektir.

Radyoterapinin olumlu etkisi ile birlikte tehlikeli ve olumsuz sonuçlarının da artacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle güvenlik ve korunma tedbirlerinin de geliştirilmesi gerekmektedir. Ancak bundan sonra, radyoterapi erken teşhis edilen kanserlerin tedavisinde yüzde yüz başarı ile uygulanabilir. Kanserli hastanın bir an önce doktora başvurması için kanserin tedavi edilemez bir hastalık olduğu inancı ortadan kaldırılmalıdır. Hasta bir an önce doktora başvurup, kanser erken teşhis edilebilemediği sürece radyoterapi alanında kaydedilen ilerlemeler etkisiz kalmaya mahkûmdur. Bu nedenle günümüzde, kanserle savaşta en önemli sorun, hastanın hekime erken başvurmasının sağlanmasıdır.