Mükemmeliyetçi olmak

Çoğunlukla dindar bir aileden gelen mükemmeliyetçi birey, hayat karşısında ?ahlâkçı? bir yaklaşım içindedir. Hatta dinsel uygulamalara çok fazla katılmayan ama geleneksel dinsel eğilimlere sahip aileler de, çocuklarını özellikle ?Çocuk ego? durumunun mükemmeliyetçi türüne doğru yönlendirmektedir.

Mükemmeliyetçiler çoğunlukla disiplinli ve dikkatli kimselerdir. Ahlakî ya da diğer ölçüleri kendileri kadar yüksek olmayanlara karşı hoşgörüsüz davranırlar. Batıl inançlara, suçluluk ve endişe duygularına eğilimleri fazladır. Merdiven altından hiç geçmeyen (ya da tersine mutlaka merdiven altından geçen) hep bu kişilerdir. Tren beklerken peronun hep aynı noktasında dururlar, yatmadan önce kapının kilitlenmiş, tüm gaz musluklarının da kapatılıp kapatılmadığını iki kez kontrol ederler. Kısacası, mükemmeliyetten biraz uzaklaşacak olurlarsa, çok kötü sonuçlar doğacağından korkarlar. Hem kendi, hem de başkalarının en ufak kusurlarını bile eleştirmekten geri durmazlar. En büyük ?erdem?leri, hiç yılmadan vicdanlarının sesine kulak vermeleri ve amaca ulaşmada gösterdikleri kararlılıktır. En önemli kusurları ise, hoşgörüsüzlükleri ve başkalarını kılı kırk yararak eleştirmeleridir.

Bu kişiler için her şeyin başında hoş ve nazik olmak gelir. En çok ilgilendikleri budur. Çoğunlukla saygılı olmanın çok önemsendiği ve duyguların ifade edilmesinin ?kabul edilebilir? sayılanlarla sınırlı tutulduğu ailelerden gelirler. Böyle ailelerde kıskançlık, öfke, intikam ya da nefret gibi duygular utanç verici sayılır.

Paspaslar kuralları bildikleri ölçüde günlük yaşama ayak uydurabilirler. Çünkü zaten ?söylendiği gibi yapmaya? gönüllüdürler. Kendilerini güven içinde hissettikleri sürece onlar kadar hayatından memnun kimse yoktur. Hayır işlerine kendilerince küçük yardımlarda bulunurlar, tüm arkadaş ve akrabalarına doğum günü ve yılbaşı kartları göndermeyi ihmal etmezler ve kazara ayağınıza bassalar, büyük bir kibarlıkla özür dilerler.

Çevrelerindeki insanlar da kendileri gibi adaba uygun hareket ettikleri sürece hem çalışan hem de patron olarak başarılı olabilirler. Ancak, alışılmış normların dışına çıkarak konuşan ya da davrananlar olursa, büyük bir öfkeyle ve kaba bir şekilde patlamaya hazırdırlar. En iyi yanlan sosyal duyarlılığa yatkınlıkla n ?doğru olanı yapma?ya istekli olmalarıdır. En önemli kusurları ise âdet ve geleneklerin dışına çıkamamaları ve bir başkasıyla, kendilerinin ve o kişinin en derin duygularında temellenen özel bir ilişki kuramamalarıdır.